
Ahmet Güneştekin’in Kayıp Alfabe sergisi, 17 Ocak – 20 Eylül 2025 tarihleri arasında Artİstanbul Feshane’de sanatseverlerle buluşuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kültür ve sanat platformu Artİstanbul Feshane’de gerçekleşen sergi, sanatçının toplumsal hafıza, göç, mitler ve kayıp alfabeler üzerine derinlemesine araştırmalarını yansıtan disiplinlerarası eserlerini bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Christoph Tannert’in üstlendiği sergi, İBB Kültür ve İBB Miras iş birliğiyle, tarihi Feshane’nin restore edilmiş mekanında ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunuyor.
Bu içerik, Kayıp Alfabe sergisi hakkında detaylı bilgi arayan sanat tutkunları için hazırlanmıştır. Serginin öne çıkan özelliklerini, sanatçının yaklaşımını ve serginin sunduğu deneyimi kapsamlı bir şekilde ele alıyoruz.
Kayıp Alfabe, Ahmet Güneştekin’in toplumsal ve tarihsel kırılmaları, hafıza ve göç temalarını merkeze alarak oluşturduğu bir sergi. Sanatçı, geçmişin izlerini güncel meselelerle harmanlayarak, nesneler, sesler, görüntüler ve malzemelerle disiplinlerarası bir anlatı sunuyor. Sergi, kişisel ve toplumsal belleğin acı verici yüzleşmelerine odaklanırken, mitlerin güncel estetikle buluştuğu özgün bir sanat dilini ortaya koyuyor.
Kayıp Alfabe, sanatçının çok katmanlı eserleriyle izleyiciyi tarih, hafıza ve dil üzerine düşünmeye davet ediyor. Sergide öne çıkan temalar ve eser türleri şunlardır:
Güneştekin, coğrafyası karışmış veya yer değiştirmek zorunda kalmış insanların belleklerini taşıyan nesneleri merkeze alıyor. Ayakkabılar, sokak tabelaları, gaz maskeleri, eşarplar ve bisikletler gibi gündelik nesneler, sanatçının yıkıntılardan doğan estetiğiyle enstalasyonlara dönüşüyor. Bu eserler, geçmişin izlerini bugüne taşıyarak izleyiciyi toplumsal travmalarla yüzleşmeye çağırıyor.
Sanatçı, mitleri güncel bir estetikle yeniden yorumlayarak gerçeklik ve kurgu arasında köprüler kuruyor. Mitosları bir anlatı stratejisi olarak kullanan tuval ve heykel çalışmaları, tarihsel ve öznel göndermelerle zenginleşiyor. Sergideki kırkyama tekniğiyle üretilen eserler, dokunsal yaratım algısını vurgulayan bir kültür materyali olarak öne çıkıyor.
Güneştekin, yasaklanmış veya tehlike altındaki dillere ve alfabelere odaklanarak dilin karmaşık yapısını irdeliyor. Metal harflerle sesleri birleştiren yerleştirmeler, alfabelerin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda kültürel ve ideolojik birer taşıyıcı olduğunu gösteriyor. Sanatçı, bu eserlerde dilin çok katmanlı doğasını ve geçmişle hesaplaşma gerekliliğini vurguluyor.
Serginin heykelsel alanında, taş ve metalin birleşimiyle oluşturulan eserler dikkat çekiyor. Milyonlarca yılda oluşmuş fosilli taşlar ve mermer formlarla şekillenen heykeller, izleyicinin hareketi ve algısıyla diyalog kuruyor. Labirenti andıran metal karkaslar ve taş oluşumlar, Feshane’nin endüstriyel tarihiyle uyumlu bir mekân deneyimi yaratıyor.
Serginin bu özel bölümü, Anadolu’nun son üç bin yıllık kültürel coğrafyasını referans alıyor. Güneştekin, sikkelerden ilham alarak ürettiği tuval ve boyutlu eserleri bronz örüntülerle birleştiriyor. Bu bölüm, kurgunun hakikatle ilişkisini sorgularken, tarihsel anlatının sınırlarını genişletiyor.
Kayıp Alfabe, yalnızca bir sanat sergisi değil, aynı zamanda tarih, dil ve hafıza üzerine derin bir düşünce pratiği sunuyor. Ahmet Güneştekin’in özgün sanat dili, izleyiciyi sıradan nesnelerden mitolojik anlatılara, taş formlardan dijital ses yerleştirmelerine uzanan bir yolculuğa çıkarıyor. Sergi, İstanbul’un kültür sanat sahnesine katkı sağlayan önemli bir etkinlik olarak öne çıkıyor.
Kayıp Alfabe sergisi kapsamında iki kitap yayımlanıyor:
Not: Kitapların satışından elde edilen gelir, Güneştekin Vakfı aracılığıyla sanat öğrencilerine ve okullara bağışlanacak.
Ahmet Güneştekin, mitler, hafıza, göç ve dil gibi temaları disiplinlerarası bir yaklaşımla işleyen çağdaş bir sanatçıdır. Türkiye’nin kültürel ve toplumsal meselelerini eserlerine taşıyan sanatçı, taş, metal, kumaş gibi malzemelerle çalışarak yenilikçi bir estetik dil geliştiriyor. Kayıp Alfabe, sanatçının son dönemdeki en kapsamlı sergilerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Kayıp Alfabe, Ahmet Güneştekin’in sanat pratiğini ve düşünce dünyasını keşfetmek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat. Artİstanbul Feshane’nin tarihi atmosferinde, geçmişle bugünü, gerçekle kurguyu birleştiren bu sergi, sanatseverlere hem görsel hem de entelektüel bir deneyim vadediyor. 20 Eylül 2025’e kadar açık olan sergiyi ziyaret ederek, Güneştekin’in kayıp alfabeler ve toplumsal hafıza üzerine inşa ettiği bu etkileyici dünyayı keşfedin.