
Hafızanın çatlaklarından sızan hikayeler, göçün izleri ve kişisel anıların gücüyle dolu bir sergi sizi bekliyor. Yapı Kredi Galeri, alışılmışın dışında bir deneyim sunarak “Baharın Kokusunu Hatırlıyor musun?” sergisiyle izleyicileri geçmişin labirentlerine davet ediyor.
Eğer İstanbul’un kültürel nabzını tutmak ve sanatın hafızayı nasıl yeniden şekillendirdiğini keşfetmek istiyorsanız, bu sergi tam bir ilham kaynağı.
Küratörler Zehra Begüm Kışla ve Didem Yazıcı‘nın önderliğinde, Performistanbul işbirliğiyle hazırlanan bu program, resmi tarihlerin ötesinde bireysel anlatılara odaklanıyor.
Hazır mısınız, eski anılarınızı canlandırmaya?
Yapı Kredi Galeri, geleneksel sergi sınırlarını zorlayarak mekanı bir hafıza dehlizine dönüştürüyor. Sergi, video yerleştirmeler, animasyonlar ve performanslarla dolu bir yolculuk vaat ediyor. Temel soru “Baharın Kokusunu Hatırlıyor musun?” göçmenlik, aile hikayeleri ve kentsel dönüşümler gibi konuları çerçeveliyor. Özlem Sarıyıldız‘ın “De Te Fabula Narratur” (2022) yerleştirmesi, cam cephelerde ve girişte sızan cümlelerle izleyiciyi doğrudan hikaye anlatıcılığına çekiyor. Latincede “anlatılan senin hikayendir” anlamına gelen bu eser, kelimelerin çatlaklardaki yolculuğunu simgeliyor.
Sergi, Yapı Kredi Kültür Sanat‘ın çeşitli köşelerine yayılıyor: Kitabevi, Portiko alanı, merdivenler ve Loca gibi mekanlar, adeta hafıza odaları gibi işlev görüyor. Radio Alhara’nın Beytüllahim’den yayınlanan sesleri merdivenlere taşarken, izleyiciyi işitsel bir özgürleşmeye davet ediyor. Bu program, yarı kurgusal anlatılarla gerçek anıların kesişiminde, yeni bir tarih yazımını sorguluyor. İstanbul’un son yıllardaki değişimlerini düşününce, bu sergi tam da ihtiyacımız olan bir ayna tutuyor.
Yedi sanatçının özgün çalışmaları, serginin kalbini oluşturuyor. Her eser, kişisel arşivlerden yola çıkarak kolektif hafızaya dokunuyor. İşte öne çıkan isimler ve eserleri:
Bu eserler, sadece izlenmekle kalmıyor; izleyiciyi kendi anılarını sorgulamaya teşvik ediyor. Eğer hafıza temalı sanat eserleri arıyorsanız, bu koleksiyon tam bir hazine.
Sergiye paralel olarak düzenlenen performans serisi, resmi tarih anlatılarından sıyrılan bireysel hikayelere spot atıyor. Performistanbul’un katkısıyla hazırlanan bu seri, beş sanatçının işlerini içeriyor ve serginin dinamik yüzünü oluşturuyor:
Bu performanslar, serginin mekansal yayılımını tamamlıyor ve izleyiciyi pasif bir seyirci olmaktan çıkarıp aktif bir katılımcıya dönüştürüyor. Canlı sanatın büyüsünü yaşamak için ideal bir fırsat!
Sergiye ulaşmak ve keyfini çıkarmak son derece kolay. İşte pratik detaylar:
Detaylı program için Yapı Kredi Kültür Sanat’ı arayın veya web sitelerini ziyaret edin.
Bu sergi, sadece bir sanat etkinliği değil; kendi geçmişinizle yüzleşmenin kapısı. Göç hikayelerinden kentsel anılara, her eser sizi düşündürürken aynı zamanda umutlandırıyor.
İstanbul’un en canlı kültürel mekanlarından Yapı Kredi Galeri‘de, haftasonu bir kahve molası verip bu yolculuğa çıkın. Kişisel hafızanın gücüyle yeni anlatılar yaratmak için birebir!
Sergiyi ziyaret ettikten sonra yorumlarınızı etkinlife.com’da paylaşmayı unutmayın. Belki sizin hikayeniz de bir sonraki ilham kaynağı olur. Hemen planlayın, baharın kokusunu birlikte hatırlayalım!